Bilgi Paylaştıkça Çoğalır

Para Politikası Ne Demektir?

Para Politikası Ne Demektir?

Para politikası, her ülkenin Merkez Bankasının çeşitli makro hedefleri gerçekleştirmek
ve/veya çeşitli makro sorunlara çözüm yaratmak amacıyla çeşitli parasal araçlar vasıtası ile
uyguladığı politikayı ifade etemktedir. Dünyada, bağımsız, yarı bağımlı ve tam bağımlı
Merkez Bankacılığı uygulamalarına bağlı olarak, para politikasının etkinliği Merkez
Bankasının pozisyonuna göre farklılık arzetmektedir. Yani, bir ülkenin Merkez Bankasının
bağımsızlığı ile para politikasının etkinliği arasında doğru orantılı bir ilişki söz
konusudur. Piyasa ekonomisi mantığının benimsenmiş olduğu bir ekonomide Merkez
Bankası’nın özerkliği çok önemlidir. Özellikle, 5 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe giren son
düzenleme TCMB’na bağımsızlık konusunda yeni olanaklar sağlamaktadır.
Merkez bankasının bağımsız olması gerektiğini savunanlara göre en önemli gerekçe,
bağımsız bir merkez bankası aracılığıyla para politikasının enflasyonist yanlılığının
engellenebilmesidir.
Merkez bankalarının bağımsızlığına karşı çıkanların görüşleriyse şu şekilde özetlenebilir: Bir
ülkede para politikasının, kimseye karşı sorumluluk taşımayan bir seçkinler grubu
kontrolünde yürütülmesi demokratik değildir. Merkez bankası yöneticilerinin, hesap verme
konusunda, sorumluluk sahibi olmamaları durumunda, ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Merkez bankası bağımsızlığının iki boyutu vardır:
– Politik bağımsızlık: Siyasi otoritenin ya da toplumdaki diğer baskı gruplarının etkisinde
kalmaksızın serbestçe karar alabilmesidir.
– Ekonomik bağımsızlık: İzlenecek hükümet politikalarına kredi verilmesi yada diğer
biçimlerde destek sağlanması konusunda, hükümetten gelen taleplere direnebilmeyi ifade
etmektedir. GENEL EKONOMİ VE MALİ SİSTEM
TSPAKB
95
Merkez Bankası faiz ve döviz kuru silahını kullanarak, ekonomideki parasal büyüklükleri
etkiler; parasal büyüklükleri baskı altında tutar veya parasal büyüklükler üzerindeki baskıyı
hafifletir. Para politikası kararları alınırken ekonomi yönetiminin ve onun bir parçası olarak
Merkez Bankası’nın temel hedefi enflasyona neden olmaksızın tam istihdam düzeyine
ulaşmak ve bunu sürdürmektir. Parasal büyüklüklerin ve ekonomideki likiditenin daha hızlı
genişlemesini ve faiz oranlarının düşmesini sağlamaya yönelik para politikasına genişlemeci
para politikası, para arzındaki artışı yavaşlatmayı, hatta para arzını daraltmayı ve faiz
oranlarının yükselmesini sağlamaya dönük para politikasına da daraltıcı para politikası
denmektedir. Genişlemeci para politikasına verilebilecek belk de en iyi örnek 2008 küresel
finans krizi çerçevesinde ABD Merkez Bankası Federal Reserve (FED)’in uyguladığı miktar
genişlemesi (quantitative easing) politikasıdır. Önce kısa vadeli faiz oranlarını sıfır kadar
düşüren FED daha sonra çeşitli menkul kıymetlerin alımını öngören 2 farklı doğrudan alım
programıyla genişlemeci para politikası uygulamaktadır. Bu kapsamda FED bilançosu da çok
ciddi anlamda büyümüştür. Dünyanın önde gelen bazı dğer merkez bankaları da bu
bağlamda FED benzeri politikalar izlemektedirler.


Leave a Comment

Loading...