Bilgi Paylaştıkça Çoğalır

Marjinalizm

Değerin emekle değil, marjinal fayda ile açıklanmasını öngören yazarların oluşturduğu düşünce eğilimine verilen addır. “Marjinalist devrim” olarak da adlandırılan bu oluşum, Menger’in Grudstze (1871), Jevons’un Theory (1871) ve üç yıl sonra Walras’ın Elçments adlı kitaplarıyla gerçekleşmiştir.

Bu üç ekonomist, birbirlerinden habersiz olarak yazdıkları kitaplarda, sübjektif zevki, nispi fiyatların açıklanmasında temel nokta olarak kabul etmişler ve emekdeğer teorisinin yerine marjinal fayda değer teorisini benimsemişlerdir.

Aslında “marjinal fayda” kavramı çok daha eskilere gitmektedir. 1830’lu yıllarda Senior, Lloyd ve Longfield tarafından kavram olarak sözü edilmiş, 1844’te Dupuit, 1854’te Gossen ve 1855’te Jennings, tüketici davranışını açıklamak için yine bu kavramı kullanmışlardır.

Marjinal fayda teorisinin önemi, maksimum etki ile dağılım sorununun çözüm şeklini vermesiydi. Nitekim aynı yaklaşım hanehalkından firmaya, tüketim teorisinden üretim teorisine kadar çeşitli alanlarda uygulanmıştır. Klasik teoriden modern teoriye geçişte de marjinal analizin bir bütün olarak kabulü rol oynamıştır. Marjinal fayda teorisinin doğmasıyla ilgili dört açıklama öne sürülmüştür:

Ekonomi disiplini içinde otonom bir entellektüel harekettir,
Felsefi akımların bür ürünüdür,
Ekonomide belirli kurumsal değişmelerin ürüüdür,
Sosyalizme karşı, özellikle marksist sosyalizme karşı bir harekettir.
Aslında birinci açıklama tarzı daha fazla ağırlık taşımaktadır. 1850’lerde ve 1860’larda klasik ekonomi iflâs etmiş ve dağılmıştır. John Stuart Mill, Principles adlı kitabında emek-değer teorisini terketmiş, ücret fonu teorisini tekrar ortaya atmıştır. İngiltere’deki tartışmalar da Jevons’un marjinalist düşünce tarzını büyük çapta etkilemiştir., Marjinalizm www.nedemekti.com farkıyla sizlerle.


Leave a Comment

Loading...