Bilgi Paylaştıkça Çoğalır

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Kimdir?

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Kimdir?

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
Adı Soyadı: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
Doğum Tarihi:1878
Doğum Yeri: / Antalya / Türkiye
Mesleği: Din Alimi

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır

Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Tefsirini yapmış din adamı. Tercüman ve hattat.
Hayatı
1878’de Antalya’nın Elmalı kazasında dünyaya geldi. Ailesi aslen Burdurlu olan Hamdi Yazır’ın babası Hoca Numan Efendi’dir. Numan Efendi daha küçük yaşlardayken Burdur’un Gölhisar ilçesinin (Yazır Türkmenleri’nce kurulmuş) Yazır köyünden ayrılarak Elmalı’ya gelmiş, tahsilini burada tamamlamış ve Şeriye Mahkemesi Başkâtibi olmuştur. Hamdi Yazır’ın annesi ve Elmalı alimlerinden Esad Efendi’nin kızı Fatma Hanım ile evlenmiştir.
Lisan bilgisi
Türkçe’nin dışında, şiir yazacak kadar üst seviyede Arapça ve Farsça bilgisine sahipti. Fakat yazılarında sade bir Türkçe kullanmıştır. Bunlarla birlikte Fransızca da bilmektedir. “El-metalip ve’l-mezahip” isminde Fransızcadan tercüme ettiği bir felsefe tarihi kitabı vardır.
Eğitimi
Muhammed Hamdi Yazır, ilk ve ortaokul tahsilini Elmalı’da Rüşdiye Mektebinde yaptı. Hafızlığını da bitirdikten sonra, Arapça öğrendi ve İslami ilimleri tahsil etmek için, dayısı Hoca Mustafa Sarılar Efendi ile birlikte 1895 yılında İstanbul’a geldi. Kayserili Mahmud Hamdi Efendi’nin Beyazıt Camii’ndeki derslerine katıldı. Of’lu Mahmut Kamil Efendi’den fıkıh öğrendi. Devrin önde gelen değerli hocalarının eğitiminden geçerek icâzet aldı.
Bilimsel uzmanlığı
Mekteb-i Nuvvab’a girdi ve burayı birincilikle bitirerek kadılık icazeti aldı. 1905 yılından itibaren Beyazıt Camii’nde ders vermeye başladı ve bu görevi 1908’e kadar devam etti. Bu sırada Şeyhülislamlık’ta Mektubi Kalemi’ne dahil edildi. Bir taraftan da Nuvvab’da ve Mülkiye Mektebi’nde ahkam-ı evkaf, Medrese-t-ül Vaizin’de fıkıh, Süleymaniye Medresesi’nde mantık dersleri vermeyi sürdürdü. 1908’de dersiâm oldu. Dönemin ünlü hattatları Sami Efendi ve Bakkal Arif Efendi’den hat dersleri aldı. Atatürk’ün Kur’an-ı Kerim’i Türkçe tefsir etmesi için görevlendirdiği Mehmet Akif Ersoy’dan sonraki ikinci kişidir.
Siyasi hayatı
II. Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra Meclis-i Mebusan’a Antalya mebusu olarak girdi. Şeyhülislam fetva vermediği için, 1. Fetva Emini olarak II. Abdulhamit’in tahttan indirilmesi için gereken fetvayı İttihad Terakkicilerin isteği doğrultusunda kaleme aldı. Daha sonra ise karşı cephede olan Hürriyet ve İtilaf Fırkası tarafında faaliyetlerini sürdürdü. Ardından, önce Dar-ül Hikmet-ül İslamiye azalığına (Ağustos 1918), Nisan 1919’da da bu kurumun başkanlığına atandı. Damat Ferit Paşa’nın kabinelerinde Evkaf (Vakıflar) Nazırı olarak görev yaptı. 1919 yılı Eylül ayında Ayan Meclisi üyeliğine getirildi. İttihat ve Terakki’nin ilim şubesinde görev aldı.
Mülki ve hukuki yönü
1909’larda Mülkiye Mektebi’nde Ahkâm-ı Evkâf ve Arâzî dersi, Mekteb-i Kuzâtta “Fıkıh” dersi vermiştir. Daha sonra Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye (Şeyhü’l-İslâmlığa bağlı Yüksek Müşavere Heyeti) azalığına ve bir müddet sonra da başkanlığına getirilmiştir. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Evkaf Nazırlığı’nda bulunmuş ve aynı zamanda Âyan Meclisi üyesi olmuştur.
Felsefi yönü
Felsefe ile de ilgilenen Elmalılı Hamdi Yazır, batılı yazarların bazı eserlerini Türkçe’ye çevirmiştir. Bu eserlerde ileri sürülen fikirlere eleştirel yaklaşım sergileyen Elmalılı Hamdi Efendi, felsefe ve din arasında yaşanan tartışmalara çözüm bulmaya çalışmıştır. Filozofların gerçeği kavrayamadıklarını, ancak akıl ile iman bütünleştiği zaman gerçeğin kavranıp doğrulanabileceği fikrini savunmuştur.
Cumhuriyet dönemi
Cumhuriyet’in ilanı sırasında Medrese-t-ül Mütehassisin’de mantık dersleri veriyordu. Damat Ferit Paşa kabinelerinde görev yaptığı için, bu kabinelerin Milli Mücadele aleyhine verdiği kararlarda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle gıyabında idama mahkûm edildi. Yeğeni Emin Paksüt’ün kayınpederi olan Kel Ali’ nin başkanlık ettiği Ankara İstiklal Mahkemesi’nde görülen davadan sonra suçsuzluğu tespit edilerek beraat etti.
Vefatı
Elmalılı Hafız Muhammed Hamdi Yazır, uzun yıllar süren kalp yetmezliği rahatsızlığından dolayı Erenköy’de 27 Mayıs 1942’de vefat etti. Mezarı Sahrayı Cedit Mezarlığı’ndadır.
Eserleri
Basılmış olanlar
Hak Dini Kur’an Dili, Metalib ve Mezahib, İrşadü’l Ahlâf fî Ahkâmi’l-Evkâf.
Basılmamış olanlar
Usûl-i Fıkıh’a ait bir eser, Sûrîmantığa ait bir eser, yarım kalmış bir hukuk kâmusu, eksik bir divan.
Elmalılı M. Hamdi Yazır’ın bunlardan başka; Sırat-ı Mûstakîm, Sebîlü’r-Reşad ve Beyanü’l-Hak dergilerinde Küçük Hamdi veya Elmalılı Küçük Hamdi mahlası ile makaleleri yayınlanmış, aynı zamanda devrinin günlük gazetelerinde de ilmî yazılar yazmıştır.

Leave a Comment

Loading...