Bilgi Paylaştıkça Çoğalır

Camille Pissarro Kimdir?

Camille Pissarro, 10 Temmuz 1830′da Antil Adalarında Fransız kolonisi Saint-Thomas’da doğdu. Paris’teki bir kolejde iyi bir tahsil yapması, kültürünü ve görgüsünü artırması için çok genç yaşlarda ailesi tarafından Fransa’ya öğrenime gönderildi.

Camille Pissarro, memleketine döndükten sonra babasının ticarethanesinde çalışmaya başladı. Bu arada limandaki gemilerden esinlenerek amatörce resimler yapmaktaydı. Saint-Thomas’daki hayattan sıkılan Camille Pissarro, 1852′de daha fazla dayanamadı ve Caracas’a kaçtı. Hürdü, serseri bir hayat yaşıyordu ama büyük bir maddi sıkıntı içindeydi. Daha sonraları o günleri andıkça hep şöyle derdi: «Korkunç derecede sıkıntı çektim. O günler için dehşetti demekten kendimi alamam.Bununla beraber bu gün dahi aynı şeyleri yapmakta asla tereddüt etmem…»

1855 yılında tekrar Paris’e döndü. Burada Corot’la tanışıp etkisinde kaldı ve böylelikle manzara resimleri yapmaya başladı.

Pissarro’nun çizgileri, bütün sanat yaşamı boyunca daima net ve temiz oldu. 1859 yılında Monet’le, 1861′de ise Cézanne’la tanıştı. Aynı yıllarda Coubert’le kurduğu arkadaşlık, onu realistler grubuna dahil etti, böylelikle Corot’tan uzaklaştı.

1859 yılında ilk defa Yıllık Resmî Sergi’ye dâvet edildi; bazı eserleriyle bu sergiye katıldı. 1863′de Yıllık Resmî sergiye gönderdiği eserleri jüri tarafından kabul edilmeyince, eserlerini «Salon des Refusés» Red Edilmişlerin sergisinde sergiledi.

Paris civarındaki ormanları ve köyleri dolaşıp resimler yaparken tanıştığı bir genç kızla evlendi ve bu birleşmenin mahsulü olan ilk çocuğu Lucien 1863′de dünyaya geldi. Gleyre’in atelyesinde çalışırken Pissarro ile. Renoir, Monet, Sisley ve Bazille arasında sıkı bir dostluk ve fikir ilişkileri doğmaya başladı. Bu dostlukların sonucunda 1865 ve 1866 yılları arasında Guerbois’ın kahvehanesinde izlenimci bir grup meydana geldi. Pissarro, yaşça bu grubun en büyüğü olduğundan diğerlerini etkisi altına aldı. Cézanne O’nu «mütevazi ve büyük Pissarro» olarak tanımlar.

1870 Savaşı ile Pissarro ve arkadaşlarından oluşan grup dağıldı. Pissarro, ailesi ile birlikte Londra’ya gitti. Burada Monet ve geleceğin izlenimcisi Durand-Ruel ile açık havadaki çalışmalarını sürdürdü. Londra’dayken Pissarro ile Monet «gölge çalışmaları»na önem verdiler.

Fransa’ya döndükten sonra Pontoise’a yerleşti ve 1882′ye kadar orada kaldı. Bu arada sık sık Osny ve Auvers-sur-Oise’a giderek yeni eserler hazırladı.. 1874′de fotoğrafçı Nadar’ın sergisine katıldıktan sonra malî durumu günden güne kötüleşti.

Çocuklarının sayısı altıyı bulmuştu. Ekspresyonizm henüz tutunmuş değildi. Çocuklarının bakımını temin edebilmek için bu yoldan ayrılıp başka türlerde tablolar yapması lâzımdı. Ama o tuttuğu yoldan dönmedi. İçinde bulunduğu malî sıkıntıya rağmen, grubun içinde yalnız o, ampresyonist hareklet için tertiplenen büyük sergilere katıldı.

1883′de Duranf-Ruel Paris’te Pissarro’nun adına özel bir sergi tertipledi. Bu sergide sattığı tablolarla malî durumunu biraz düzeltti. Böylece Londra, Berlin, Rotterdam ve Brüksel’e birkaç gezi yaptı.

1884 yılında Eragny’ye yerleşti. Bu devrede Paris’le ilişkilerini sıklaştırdı. Bütün bu yılların kültürel iklimi, kültürel ve sosyal olayları yaşlı ressamı kendine çekmişti. 1885 yılında Seurat ve Signac’la tanıştı, yeni izlenimcilik denemeleri yaptı. 1886′da tertip edilen sergide genç «Divisionistler» bölücülerin saflarında yer aldı.

Bununla beraber 1890′a doğru yeni araştırmalarına bir son vererek «daha az tabiî» bir resme yönelik eserler vermeye başladı.

Ömrünün son on yılında kendisini yarı körlüğe götüren hastalığına rağmen durup dinlenmeden çalıştı. Fransa’da ve yurt dışında (Belçika, İngiltere) birkaç geziye çıktıktan sonra tekrar Eraguy’de çalışmalarına devam etti. Pissarro, 1894′de bir arkadaşına şöyle yazmaktaydı: «Daha fazla bir ömrüm kalmadı, yaşamımı şerefli bir şekilde bitirmek için tabiatı gördüğüm ve işittiğim sürece resim yapmalıyım».

Pissarro, 13 Kasım 1903′de öldüğünde eski sefalet günleri artık geride kalmıştı.


Leave a Comment

Loading...