Bilgi Paylaştıkça Çoğalır

Bilinmeyen Türk tarihi “Mu” kıtası

Atatürk’ün ileri sürdüğü türk tarih tezi araştırmalarıyla birlikte meydana çıkan bu konu üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda bilinmeyen bir tarihin M.Ö 50000 yıl öncelerine dayandığını söyleyebiliriz.Atatürk; tarihe çok önem veren bir lider olmakla birlikte okuduğu tarih kitaplarından aslında tarihi konulara ne kadar önem verdiğini anlamaktayız.Tarihimizin önemini yine Atatürk’ün söylemiş olduğu şu cümleden daha net anlayabilmekteyiz.” İnsanların tarihten alabilecekleri önemli dikkat ve uyanıklık dersleri,bence devletlerin genellikle siyasi kurumlarının oluşumunda ,bu kurumların içeriğini değiştirmede ve bunların kuruluş ve yıkılışlarında etkili olmuş olan nedenlerin incelenmesinden çıkan sonuçlar olmalıdır.” demiştir.

Atatürk; tarihin toplumsal hafızayı güçlendirerek,geçmişteki hataların tekrarını engellediği ve geleceğe ışık tuttuğunu düşünürdü.

 

Bahsettiğimiz gibi tarihe olan merak ve ilgi aslımızın,dilimizin ve nereden geldiğimizin merakı, kimi olsa araştırmaya yönlendirir. Peki bu bilinmeyen tarihi kimler neden araştırdı?Uzun yıllar önce bu kıta neden yok oldu? O halde o yıllardan bugünlere elimize ulaşan ne tür belgeler vardı? Sorduğumuz soruların içinde bir kıtadan ve neden yok olduğundan söz ettik.Araştırılan bir kıta,orada uzun yıllar önce yaşamış olan insanlar,o insanların yaşayış biçimleri ve anlaşabildikleri dil,bütün bunlar bizi ilgilendiren ve araştırmaların sonucu belirli kanılara varılan verilerdir aslında.

Mu kıtası konumu hakkında bilgi verecek olursak Amerika ve Asya kıtaları arasında olan,tahmini olarak Avustralya’nın 2 katı kadar büyüklükle olup Pasifik okyanusunda yer alan dev bir kıtadır. 64milyon kişinin yaşadığı tahmin edilen ileri bir uygarlıktır(Mu Uygarlığı)

 

Bu kıta ile ilgili bazı tabletler (belgeler) Hindistan ve Meksika’da bulunmaktadır ve o ülkelerde korunmaktadır.

 

Konuya giriş olarak Atatürk ten bahsettik çünkü bu araştırmalarla ilgilenen  bir lider di o, Atamızın son yıllarında başlatılan bir araştırmaydı bu,ve atamız bu konudaki araştırmaları yapması için Hasan Tahsin Mayatepek ‘i Meksika’ya gönderdi. Tahsin Bey;  3 yıla yakın bir süre meksika’da Atatürk tarafından görevlendirilmiş olup tarih ve dil üzerine araştırmalar yapmıştır. Maya dili,Türkçe ve diğer Asya dillerini incelemiştir.

Aslında Mu kıtası ile ilgili araştırma ve tezleri ilk başlatan İngiliz Albay James Churchward adındaki bir gezgindir. Tibet’te yaptığı araştırmaları 4 kitabında toplamıştır. Hindistan ve Meksika’daki tabletlerin yazı dili maya dili olduğu için öncelikle yazar bu dili öğrenmek için çabalamıştır ve daha sonra araştırmalarına devam etmiştir. Churchward’a göre uzun yıllar önce var olan bu kıta da insanlığın doğuşu başladı, onların dinleri gelenekleri yaşayış biçimleri ve anlaştıkları diller bakımından araştırmalar yaptı. Churchward Meksika’da bulunun Nakaal tabletlerinden; bilinen hint,babil,mısır ve yukatan uygarlıklarından daha büyük mu uygarlığının olduğunu açıklamaktadır. Churchward  bütün bu bilgileri şu eserlerde paylaşmaktadır:

James Churchward, The Lost Continent of Mu

James Churchward, The Children of Mu (1931)

James Churchward, The Sacred Symbols of Mu (1933)

James Churchward, Cosmic Forces As They Taught in Mu (1934)

James Churchward, Second Book of Cosmic Forces of Mu (1935

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kaynak : kendimideniyorum.com



Araştırmacı ve Tarihçi Yazar

Leave a Comment

Loading...